Teknolojilerin kesiştiği nokta!

Amazon, hem kurumsala hem bireysele çalışıyor

E-ticaret duayeni, biz daha bilişim hikayesinin başındayken muazzam bir altyapı geliştirmeye başlamıştı bile… Kendi ticaret sistemini özenle uygularken bu sistemin ta kendisini de satmaya başlayan Amazon artık bu alanda da dev bir oyuncu.

Dünyanın bir numaralı e-ticaret sitesi amazon.com gibi bir devi işletmek için ciddi bir altyapı yatırımı gerekiyor. Yani Amazon bugün elinde çok önemli bir bilgi işlem gücü tutuyor. İşte bu gücün kontrol altına alınıp değerlendirilmesi ve geliştiricilerin hizmetine açılmasıyla birlikte Amazon Web Services (AWS) kurumlara etkili çözümler sunuyor.

Amazon, ticari hamleleriyle her zaman son derece agresif ve inovatif bir yol çizdi. Bu gelenek, altyapı oluşturma ve bunu değerlendirme tarafından da bu şekilde devam etti. Henüz dünyanın haberdar olmadığı “bulut” AWS ile sunulmaya, yani kiralanmaya başlamıştı. Amazon’un “Elastic Cloud Computing-EC2” ile dünyayı tanıştırması 2004. EC2, dünyanın çeşitli noktalarındaki veri merkezlerinden oluşuyor. Kullanıcılar istedikleri veri merkezi üzerinde diledikleri kadar sanal bilgisayar açabiliyorlar. AWS’nin yarattığı fark; bu hizmetteki ücretlendirmenin aylık ya da yıllık bazda oluşturulmuş standart sistemlerin aksine, saatlik bazda işliyor olması. Makinenin açık kaldığı süreyi hesaplayarak fiyatlandırma yapan sistem, kullanılan veri trafiğini de ayrı olarak ücretlendiriyor. Yani Amazon müşterilerine, bu hizmeti kullandıkları süre boyunca, tükettiği kadarını ödetiyor. “Esnek” bir çözüm sunuyor.

Verilerin iyi bir şekilde saklanması işine gelince… AWS’nin bu alanına S3 adı veriliyor. Simpel Storage Service, üç S’nin kısaltması… S3’ün en önemli özellikleri güvenli olması ve statik verilerin web’e sorunsuz olarak ulaşmasını sağlaması. Amazon’un bu hizmetinin başarısına referans olarak Netflix verilebilir. Netflix, ABD’nin ücretli ve lisanslı film izleme platformu. Tüm içeriğini S3’te tutuyor ve kullanıcıya AWS’den aldığı bütünleşik hizmetlerle birlikte bu içeriği sunuyor. Netflix gibi yüklü içeriği olmayan ancak belli periyotlarda trafiği artan platformlar için de AWS “kullandığın kadar öde” sistemi sayesinde tercih edilen bir çözüm oluyor. Esnek sunucu sistemi sayesinde sabit bir bilgi işlem gücünün yanı sıra fazla yüklemenin olabileceği belli zamanlarda, değişen ihtiyaca ve talebe göre kendini ayarlayabilen bir web sitesi, AWS ile mümkün olabiliyor.

AWS, sunduğu hizmetlerle, fiziksel sunucular üzerinde yapılabilecek her şeyin uygulanabilmesini mümkün kılan ve esnek bir yapıya sahip olan altyapısı sayesinde büyük verilerle çalışan kurumlardan start-up şirketlerine ya da küçük ve orta ölçekli şirketlere kadar geniş bir yelpazede müşteri profiline sahip.

Her yıl hizmet ve çözümlerine yenilerini ekleyen düzinelerce servisi bulunan Amazon, geçtiğimiz günlerde de kendi bulut depolama servisi Zocalo’yu duyurdu. Fire Phone gibi farklı bir ürünle geçtiğimiz günlerde gündeme gelen şirket, çok geçmeden duyurduğu bulut depolama servisinin aylık yararlanma ücretini de 5 dolar olarak açıkladı. Bu fiyata, hemen kullanılabilecek 200 GB depolama kapasitesine sahip olunabiliyor. Kullanıma başlamak için herhangi bir yazılım kitine ihtiyaç duyulmuyor. Amazon’un bu alandaki bir diğer ürünü olan WorkSpace’in 50 GB’lik ücretsiz depolama servisini kullanan şirketler ise dilediklerinde bu hizmeti kullanmaya devam edebilecek; isteyen ise 2 dolar ödeyerek depolama alanını 200 GB’a çıkarabiliyor olacak. Amazon’un WorkSpaces servisi halihazırda çalışanlara, Windows 7 altında herhangi bir cihazdan verilere ulaşabilme imkanı tanıyor.

Amazon, bulut depolama servisini ve web hizmetlerini pek çok şirketin kullanmasını sağlamış durumda. Şimdi ise bu yeni ürünü ile tekil kullanıcının da ilgi alanına girmeyi amaçlıyor. İspanyolca’da plaza ya da kasaba meydanı anlamına gelen Zocalo’yu Amazon, “tamamen yönetilebilir, güvenli kurumsal depolama alanı sunan, kullanıcı verimliliğini artıran geri bildirim özelliklerine sahip bir hizmet” olarak tanımlıyor.

Bireysel bulut pazarında yer almak isteyen Amazon’un taze duyurduğu Zocalo’nun sunduğu avantajlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Zocalo’ya her türlü cihazdan ulaşmak mümkün. Buna iPad, laptop, Kindle Fire, Android tabletler dahil. Amazon’un yeni bulut servisi tüm sürücülere göre dosyalarda yapılan değişikliklerin senkronizasyonunu sağlıyor ve istenen zamanda istenen yerde verilere ulaşımı mümkün kılmış oluyor.
  • Dokümanların, tabloların, sunumların, web sayfalarının, görsel dokümanların, PDF dokümanların ve farklı tekst dokümanlarının kolayca diğer kullanıcılarla paylaşımını mümkün kılıyor.
  • Kullanıcılar bu yeni bulut sistem üzerinden başkalarından gelen geri bildirim ya da talepleri yönetebiliyor ve katılımcılar sistemde bulunan dokümanlar üzerinde herhangi bir kelimeyi, cümleyi, paragrafı ya da dokümanda herhangi bir bölümü işaret edip buraya geri bildirim bırakabiliyorlar. Ayrıca dokümanlarda yapılan değişiklikler e-posta ile bildiriliyor.
  • AWS’nin sanal masaüstü de Amazon Zocalo ile entegre edilmiş durumda ve tüm Amazon WorkSpaces müşterileri Amazon Zocalo’dan ücretsiz yararlanabiliyor.

Bireysel bulut pazarında daha fazla yer almak isteyen Amazon’un bu hamlesi ile Dropbox ve OneDrive gibi servislerle rekabet etmeye başlayacak. Bu servislerin aksine ücretsiz bir sürümü bulunmayan Zocalo’nun ne kadar başarılı olacağı merakla bekleniyor.



Sizi Arayalım!
Sitemizi kullanarak çerezlere (cookie) izin vermektesiniz. Detaylı bilgi için Çerez Politika'mızı inceleyebilirsiniz.